Bugünlerin popüler konusu ile ilgili yani 3G ile ilgili bir tarife karşılaştırması yapmak istedim. Şu anda için her operatör görüntülü konuşma için herhangi bir ekstra ücret talep etmiyor. Normal telefon görüşmesi yapar gibi tarifeniz üzerinden ücretlendiriyorsunuz. Bizim burada karşılaştıracağımız şey 3G Internet paketleri. Biz getirdiği en büyük yenilik yüksek hız.
3G Nedir dersek (Wikipedia) ; Verilen hizmetler arasında mobil kullanıcılar için geniÅŸ-alanda kablosuz telefon görüşmeleri, görüntülü aramalar ve kablosuz veri aktarımı vardır. 2G ve 2.5G hizmetleriyle karşılaÅŸtırıldığında, 3G eÅŸzamanlı konuÅŸma ve veri hizmetleriyle daha yüksek veri hızlarını (HSPA+ ile iniÅŸ yolunda 14.4 Mbit/s ve çıkış yolunda 5.8 Mbit/s’e ulaÅŸan hızları) desteklemektedir. Bu sayede 3G aÄŸları, aÄŸ operatörlerinin daha geniÅŸ ve geliÅŸmiÅŸ hizmetleri, geliÅŸtirilmiÅŸ spektral verimlilik sayesinde ulaşılan daha büyük aÄŸ kapasitesiyle sunmalarını saÄŸlar.
3G’nin ne olduÄŸunu as çok öğrendiÄŸimize göre ÅŸimdi ülkemizde hizmet veren GSM operatörlerinin tarifelerine bakabiliriz.

Önce Turkcell ile baÅŸlayalım. Turkcell’in 1, 4 ve 8 Gb kotalı olmak üzere üç farklı paketi mevcut.
1 Gb Kotalı – Aylık 29,00TL | Åžu anda kampanya dahilinde ilk üç ay 19,00TL ödüyorsunuz.
4 Gb Kotalı – Aylık 39,00TL | Åžu anda kampanya dahilinde ilk üç ay 19,00TL ödüyorsunuz.
8 Gb Kotalı – Aylık 69,00TL | Bu paket için herhangi bir kampanya bulunmuyor.
Paketlere şöyle bir göz attığımızda en uygun paketin 4 Gb’lık olduÄŸunu görebiliyoruz. Normal tarifede aylık 39,00TL ödüyoruz ve istediÄŸimiz her yerden internet eriÅŸimimiz oluyor. TTnet ile karşılaÅŸtırdığımızda sürekli evde oturmayan kiÅŸiler için daha avantajlı olduÄŸunu görebiliyoruz. TTnet’te NET4 paketi olarak adlandırılan ve yine 4 Gb kotalı olan internet baÄŸlantısı için 29,00TL ödüyoruz. 10,00TL daha fazla vererek istediÄŸimiz heryerden internete baÄŸlanabiliyoruz. Hızlar için Turkcell maksimum 21 Mbit olarak vermiÅŸ ancak ÅŸu anda okuduÄŸum yazılarda / konuÅŸtuÄŸum arkadaÅŸlarım ile bu hızın ancak 3 Mbit’inin kullanılabilir olduÄŸunu söylüyorlar. Daha yüksek hızlara geçmek zaman alacaktır.
Bir de Turkcell’in cihazlarına göz atalım. İki farklı model mevcut.  E176′yı taahütsüz olarak aldığınız taktirde $109,00, E180′i taahütsüz aldığınız taktirde $139,00. Ancak kampanya dahilinde herhangi bir pakette 24 ay taahhüt verdiÄŸiniz taktirde cihaza 19,00TL ödüyorsunuz. Cihazların ayrıntılı bilgilerine buradan ulaÅŸabilirsiniz.

Åžimdi de Vodafone’a bakalım. Vodafone’un 250 Mb, 1 ve 5 Gb’lık üç farklı paketi mevcut.
250 Mb Kotalı – Aylık 10,00TL
1 Gb Kotalı – Aylık 30,00TL
5 Gb Kotalı – Aylık 45,00TL
Açıkça konuÅŸmak gerekirse. Vodafone’un paketleri bana pek hoÅŸ görünmedi. Zira bu zamanda 250 Mb’lık bir paketin bile olması komik bence. Hızlar için ise 250Mb kotalı için 1.0 Mbps’ye kadar, diÄŸer paketler içinse 7,2 Mbps’ye kadar demiÅŸ. Ancak aynı Turkcell’de olduÄŸu gibi burada da ÅŸu anda alabileceÄŸiniz hız 3 Mbit’i geçmeyecektir.
Cihazlara gelince Vodafone “herhangi birine 12, 18 veya 24 aylık taahütte bulunan herkese, birbirinden şık Mobil Modem’lerden biri hediye. Ayrıca, 18 veya 24 aylık taahütte bulunanlara, ilk 3 ay sabit ücret de bizden. ” ÅŸeklinde bir açıklama yapmış. Açıkçası tam anlayamadım. 12 Aylık taahhüte cihazı bedava veriyorsan neden 24 ay vereyim.

Sırada Avea var. Avea’nın Vodafone’un 250 Mb, 1 ve 4 Gb’lık üç farklı paketi mevcut.
250 Mb Kotalı – Aylık 25,00TL
1 Gb Kotalı – Aylık 35,00TL
4 Gb Kotalı – Aylık 55,00TL
Avea’nın da Vodafone gibi 250 Mb’lık paketi mevcut. Söyledim ancak yine söyleyeceÄŸim 250 Mb’lık bir paket olması bile çok saçma hele Vodafone’un aksine Avea 25,00TL gibi çok yüksek bir fiyat koymuÅŸ. Bu politikayla devam ederse çok kaybedeceÄŸi kesin!
Cihazlara gelince. PeÅŸin olarak almak isterseniz $99,00 + KDV demiÅŸ Avea. Taahhüt’lü paketlerini anladığımı zannetmiyorum. Sayfası bu konuda çok eksik kalmış zira 12 Ay boyunca ayda 35,00TL ödediÄŸinizde 2Gb’lık GPRS kullanımından bahsetmiÅŸ. Ne? Birisi GPRS mi dedi? Aynen öyle
Ben anlayamadım siz bakmak isterseniz böyle buyurun.
Sonuca baktığımızda iÅŸini en iyi Turkcell’in yaptığını söyleyebiliriz aynı zamanda en kötü yapanın Avea olduÄŸunu söylemek yanlış olmaz sanırım. Hem fiyat politikaları hem de kampanyalarının tanıtımını eksik yapmasından dolayı sınıftan kaldığını söylemek mümkün. Vodafone ise ikisinin arsında kalmış. Paket seçimlerinde yanlışlıklar olsa da küçük paketteki fiyat politikasına iyi diyebiliriz. Ancak diÄŸer iki paketinin Turkcell’den daha pahalı olduÄŸunu da görüyoruz.
Benden bu kadar
Sadece paketlerin hepsini bir sayfaya alarak arada kalanlara yardımcı olmaya çalıştım. Yazımda herhangi bir sorun var ise affola. Ayrıca bilgilendirirseniz sevinirim.
Ben bu yazıyı yazmaya baÅŸladığımda saat tam olarak 1.50 idi. Yarın sabah 9.00′da ofiste olmalıyım. Kısaca bu saate kadar benim çoktan yatmış ve uykuya dalmış olmam gerekiyordu.
Ama eÄŸer saat 3.30′da Cleveland-Magic maçı varsa. Daha da önemlisi milli basketbolcumuz Hidayet TürkoÄŸlu’nun oynadığı Orlanda Magic bu maçı alırsa finale çıkacaksa uyku çok da gerekli birÅŸeymiÅŸ gibi gelmiyor insana.
Bundan 5 yıl kadar önce yani lise yıllarımda NBA maçlarını kaçırmazdım. Nasıl olsa ilk derste kafamı sıraya koyup uyuyabilirdim yani uykusuzluk diye bir sorunum olmazdı. Çalışma hayatımın 5 yılını tamamlayacağım Haziran ayında ve daha yeni yeni idrak ediyorum aslında okulun ne kadar da güzel ve rahat bir yer olduğunu. Şimdi uykusuz kalıpta işe gidip masanıza kafanızı koyma gibi bir şansınız yok! Ya da sebep belirtmeksizin gitmemek.
Konumuzdan uzaklaÅŸmayalım. Sadece uykusuz ama bir o kadar da heyecanlı ve basketbola doyacağım bir gece olacak. Orlando’nun bu maçta finali koparacağını düşünüyorum. İşten güçten geride kalan 4 maçın sadece özetlerini seyredebildim ve sonunda dedim ki kendi kendime bu maçı seyretmeliyim. Hido’nun da harikalar yarattığı Orlando’nun finale çıkmasını seyretmek hadi her ÅŸeyi geçtim Hido’yu Lebron ile karşı karşıya seyretmek büyük bir zevk olacak.
Absolut’um hazır, Redbull’um hazır, 2001 Soft paketim de hazır! Geriye sadece 3.30′u beklemek kalıyor. Az kaldı ÇaÄŸdaÅŸ dayan =)
Bundan sonra blog’uma internette karşılaÅŸtığım ilginç/güzel ve paylaşılması gereken ÅŸeyleri de eklemeye baÅŸlayacağım.
İlk olarak karşılaştığımda çok hoşuma giden bir o kadar da güldüğüm bir video.
Her Yerde Türk Var blog’u dünya üzerinde Türk’lerin izlerini buluyor ve bizimle paylaşıyor. Twitter saÄŸ olsun böyle güzel bir blog ile karşılaÅŸtım. Paylaşımında hepimizin severek izlediÄŸi çizgi dizimiz The Simpsons’ın 11.Sezon 2.Bölümünde Homer cebinden bir PDA çıkartıyor ve arkadaÅŸlarına gösteriyor. Aralarındaki konuÅŸma ise şöyle;
Homer: Ah, this thing will do anything. Watch, I’ll ask it how many leagues in a furlong. No wait. I’ll make it say, “What’s the matter with you?” in Turkish.
PDA: Neyin var? Derdin ne?
Video’yu ise buradan izleyebilirsiniz.
Sanal sansüre karşı duran gruplardan en aktifi olan SansüreSansür kişi ve kurumların dikkatine tekrar bu çok önemli konuya çekmek için YAY Hareketine başladılar.
Hareketin amacı insan hayatının içine girerek sansür’ün ne olduÄŸunu göstermek. Bu sayede daha büyük kitlelere ulaÅŸarak sesini daha iyi duyurabilmek.
Hareket’in askeri olmak isterseniz yazıcınızadan bastırabileceÄŸiniz görsellere SansüreSansür’ün Flick profilinden ulaÅŸabilirsiniz. Ayrıca kullandığınız görsellerin fotoÄŸraflarını çekip göndermek hareketin ne derecede büyüdüğünü gözler önüne sermek için önemli bir olgu olacaktır.
Buradan harekete katılanların gönderdikleri fotoğraflara ulaşabilirsiniz.

Google geleneksel olarak yaptığı 1 Nisan şakalarına bir yenisini daha ekledi.
GMail’ınızın giriÅŸ ekranına geldiÄŸinizde sizi sol tarafta Gmail AutopilotTM by CADIE olarak yeni bir proje karşılıyor. Öyle ki projeye göre isterseniz GMail adresinize gelen e-mail’ler sistem tarafından sizin ayarlarınıza göre en iyi ÅŸekilde cevap veriyor
Gelen e-mail’ın yazılış ÅŸeklini ve yakınlığını otomatik olarak algılayan sistem aynı yakınlık veya ciddiyetlikte cevap veriyor. Dahası siz bunları Autopilot ayarlarından ayarlayabiliyorsunuz.
Google, gelen maillerin nasıl cevaplanacağı ile ilgili de fikir vermesi için aşağıdakileri vermiş;

Åžaka olduÄŸunu anlamak ise zor deÄŸil
CADIE’nin projesi olduÄŸu idda edilen sistem için sayfaya girmek istediÄŸinizde böyle bir sayfa ile karşılaşıyorsunuz.
Ne diyelim? Büyüksün Google
Benim de üyesi olduÄŸum KuÅŸadası FotoÄŸraf ve Sinema Amatörleri DerneÄŸi‘nin düzenleyeceÄŸi Nazarköy & KemalpaÅŸa Kımız ÇiftliÄŸi gezisini duyurmak istedim. Bu vesile ile de iÅŸten güçten vakit bulamadığım için uzun zamandır yazamadığım blog’uma yazmak istedim.
KuÅŸadası’nda yeni sayılabilecek olan dernek kurulduÄŸu bu kısa zamanda bir çok etkinlik,gezi ve eÄŸitim düzenledi ve düzenlemeye devam ediyor. (http://www.kufsad.org) Daha sonra dernek ile ilgili daha geniÅŸ bir yazı ile tanıtmak istiyorum.
” Nisan ayı fotoÄŸraf gezimiz için gideceÄŸimiz yer ve tarih belirlenmiÅŸtir İzmir/KemalpaÅŸa’ya baÄŸlı Nazarköy olarak belirlediÄŸimiz fotoÄŸraf gezimizin diÄŸer ayrıntıları aÅŸağıdaki gibidir. Tüm fotoÄŸraf dostlarına duyurulur. 5 Nisan Pazar Saat 11:00′da belediye önünden hareket. “
Gezi Programı:

Light Tent ile çektiğim örnek
Bu yazımda ağırlıklı olarak ürün fotoğrafları çekimleri için kullanılan Çekim Çadırı (Light Tent) olarak adlandırılan çekim ekipmanının kırtasiyeden alacağımız basit/ucuz öalzemler ile evde kendimizin nasıl yapacağımızı anlatmaya çalışacağım.
Öncelikle çekim çadırımızı yapmak için gerekli olan malzemeleri yazmakla başlıyalım.
Yukarıdaki kutumuzu oluÅŸtura Yazının devamını oku »
Yeni başladığım damla fotoğrafları çekimlerine benim gibi yeni başlayıp öğrenmeye çalışanlar ile deneyimlerimi paylaşmak istedim. Böylece benim fazladan yapıp zaman kaybettiğim/yanlış yaptığım şeyleri geçip direk olarak doğru olan ile başlayabilirsiniz.
Damla fotoğrafının çekim öncesi hazırlıkları biraz meşakatlidir ancak herşeyi bitirip çekim kısmına geçtiğinizde suyla oynamaktan ve fotoğraf çekmekten çocuklar gibi zevk alacaksınız =)
İlk akla gelen soru Nerede? Cevap: Mümkün olduğunca karanlık bir oda böylece ışığı siz kontrol edebilirsiniz. Rahat olabilmeniz açısından bir masa çok iyi olur =) Peki neler gerekli;
Aslında eski ancak benim için yeni olan bir dizi ile ilgili görüşlerimi ve seyretmemiş, hiç duymamış olanları bilgilendirmek amacı ile yazıyorum.
Tam bir Amerikan dizisi hastasıyım. Sit-Com ağırlıklı olmak üzere bir çok dizi seyrediyorum. Hatta öyle ki biterse/iptal edilirse sinir krizi geçirme ihtimalim olanlar bile var =) Zaman zaman sevdiğim diziler ile ilgili yazılar yazacağım ancak bu yazım 1997 yılında başlayan 10 sezon süren ve 2007 yılında biten Stargate SG-1 ile ilgili.
Tam bir Sci-fi hastalığım olsa da bu konuda çok seçici olduÄŸumdan dolayı seyrettiÄŸim/beÄŸendiÄŸim dizi ve filmler çok azdır. Stargate SG-1′ı bu kadar süredir nasıl olurda seyretmemiÅŸim gerçekten çok hayret verici. Tamamen özgün olan konusu (filmden) izlemeyi fazlasıyla deÄŸer kılıyor. Oyuncuları ve oyunculuklarını da göz önüne olursak harika bir dizi çıkıyor ortaya zaten 10 sezon sürmüş bir dizinin kötü olmasıda beklenemez =) (Bkz: The King of Queens)
Kısaca ” Stargate (Yıldız Geçidi) olarak adlandırılan bir tür teknolojik cihaz ile diÄŸer gezegenler üzerinde bulunan Stargate’lere ulaşılarak oraya gidilebiliyor. Her gezegenin farklı simgeler ile oluÅŸturulmuÅŸ bir adresi bulunuyor. SG-1 olarak adlandırılan kahramanlarımızın da bulunduÄŸu SG takımları bu gezegenlere giderek bilgi topluyor. EÄŸer Dünya’dan daha geliÅŸmiÅŸ canlılar var ise teknoljisi deÄŸiÅŸ-tokuÅŸ yoluyla alınıyor. Daha geliÅŸmemiÅŸ bir uygarlık ise teknoloji paylaşımında bulunuyor. En büyük görevleri ise ittifak oluÅŸturmak. Çünkü tüm evreni ele geçirmek isteyen Goa’uld olarak adlandırılan bir düşmanları var. ”
Daha fazla spoiler vermeden izlemenizi tavsiye ediyorum. İlk bölümler de dahil olmak üzere konusu geçen mekanlar harika oluşturulmuş. Seyrederken kendinizi orada hissedeceksiniz.
FotoÄŸrafçılıkta en çok kullanılan tekniklerden biri olan “Uzun Pozlama” çoÄŸunlukla gece çekimlerinde kullanılmakla beraber bir çok farklı durumda da etkili fotoÄŸraflar çıkartmanız için kullanılır.
Uzun pozlama ile fotoğraf çekmek için olmazsa olmaz şeyler var. Bunlar;
1. ve 3. madde için yapabileceÄŸimiz birÅŸey yok bunlar mutlaka olmalı. Ancak 2. madde için süper bir taktiÄŸim var. Ben de uzun süre kumanda kullanmadım. Åžimdiye kadar çektiÄŸim uzun pozlama fotoÄŸraflarımın tamamını self-timer (denklanşöre bastıktan bir süre sonra çekimi makinenin kendisi yapması) kullanarak çektim. Bu sayede uzun pozlama fotoÄŸraflarda kumanda’nın Yazının devamını oku »